Türkiye’de gençler için artık iki yol var: Ya açlığa, umutsuzluğa ve gelecek kaygısına mahkûm olmak ya da cemaatlerin pençesine düşmek! Devletin sosyal politikalar üretmediği, eğitimin adeta paralı hale geldiği, ailelerin ekonomik çıkmaza sürüklendiği bu dönemde, en büyük fırsatçılar her zaman olduğu gibi yine cemaatler oldu. Tıpkı FETÖ gibi…
Ekonomik kriz sadece insanların cüzdanını değil, aklını ve iradesini de etkiliyor. Çaresiz kalan aileler, çocuklarını okutabilmek için her çareye sarılıyor. Devletin sunduğu imkanlar yetersiz olunca, sahte şefkat gösteren cemaatler devreye giriyor. “Biz ücretsiz yurt veriyoruz, burs sağlıyoruz” diyorlar ama aslında gençleri kendi ideolojilerine hapsederek, Cumhuriyet düşmanı bireyler yetiştiriyorlar.
CEMAATLERİN YÜKSELİŞİ: DEVLET BOŞLUĞU CEMAAT DOLDURUR!
Eğitimde fırsat eşitliği yok. Barınma sorunu aldı başını gitti. KYK yurtları yetersiz, özel yurtlar ve ev kiraları fahiş. Aileler çocuklarını okutamıyor, çünkü artık en temel ihtiyaçlar bile lüks hale geldi. İşte tam burada devreye cemaatler giriyor.
Ailelere, “Biz çocuğunuza ücretsiz yurt veriyoruz, yemek veriyoruz, eğitim veriyoruz” diyorlar. Ve ne yazık ki pek çok aile, çaresizlik içinde bu teklifi kabul ediyor. Ama bu işin bir bedeli var! Bu bedel, çocukların zihinlerini esir almak, onları Cumhuriyet’e, Atatürk’e ve laikliğe düşman bireyler olarak yetiştirmek.
FETÖ bunun en büyük örneğiydi. Yıllarca “hizmet hareketi” adı altında devlet içinde örgütlenerek, ülkenin kritik noktalarını ele geçirdiler. Aynı yöntem, bugün başka cemaatler tarafından sürdürülüyor. Değişen tek şey, aktörlerin isimleri!
DEVLET NEREDE? SİYASET KÖR VE SAĞIR!
Devletin asli görevi, gençlere sağlıklı bir gelecek sunmak, eğitimi eşit hale getirmek ve ekonomik refahı sağlamaktır. Ancak mevcut iktidar ve muhalefet bu sorunu ya görmezden geliyor ya da göz yumuyor. Cemaatlerin yayılmasına, büyümesine ve hatta devlet içinde güçlenmesine engel olmuyorlar.
Bugün cemaatlerin kontrol ettiği binlerce yurt var. Devlet destekli bu yapılar, gençlerin yalnızca konaklamasını sağlamıyor; onların düşüncelerini de kontrol ediyor. Bilimden, akıldan, sorgulamadan uzak, hurafelerle beslenen bireyler yetiştiriliyor.
Bu durum yalnızca bir eğitim sorunu değil, aynı zamanda milli güvenlik sorunudur! Çünkü bu yapıların amacı, Türkiye’yi modern bir hukuk devleti olmaktan çıkarıp, dini esaslara dayalı bir düzen kurmaktır. FETÖ’nün 15 Temmuz’da yaptığı gibi…
ÇÖZÜM NEREDE?
Bu sorunun çözümü belli:
1. Devlet, gençlerin barınma ve eğitim sorununu çözmeli. Cemaatlerin sunduğu “ücretsiz” imkanların cazip olmaması için devletin sosyal politikaları güçlendirilmelidir.
2. Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı. Maddi durumu kötü olan öğrencilere devlet desteği verilmeli, yurt kapasiteleri artırılmalı.
3. Cemaat yurtları denetlenmeli ve devletin desteği tamamen kesilmeli. Çocukların beyinlerinin yıkanmasına izin verilmemeli.
4. Atatürkçü, bilimsel ve laik eğitim anlayışı yeniden güçlendirilmelidir. Gençler, çağdaş değerlerle yetiştirilmeli, sorgulamayı öğrenmelidir.
Ama en önemlisi, toplum olarak bilinçlenmek zorundayız. Eğer çocuklarımızı bu karanlığa teslim edersek, sadece onların değil, Türkiye’nin geleceğini de kaybederiz. Cemaatler, umutsuzluktan ve çaresizlikten beslenir. Devlet görevini yapmazsa, onlar bu boşluğu doldurmaya devam eder! O yüzden sormak lazım: Gençlerimizi kim koruyacak? Devlet mi, yoksa yine gençler kendi kaderine mi terk edilecek?