Çanakkale Haber

Uzman Sosyolog Ömer YILDIZ
Köşe Yazarı
Uzman Sosyolog Ömer YILDIZ
 

KELEBEK ETKİSİ

Bu bahar sanki bir başka geliyor. Toprak ana erkenden uyandı. Kırlarda çalısı çırpısı otu, ağacı, börtü böceği uyandı. Çanakkale’nin bütün meyve bahçeleri eriğinden kaysısına şeftalisine rengârenk çiçek açtı. Ağaçların deli kızı bademler, meyveye bile durdu. Hava yavaş yavaş bahara dönmeye başlasa da Türk siyasetinde kara bulutların estirdiği ayazlar rüzgarlar yükseklerde fırtınalar kopmaya devam ediyor. Nerdeyse iki aydır Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ Silivri zindanlarına tutuluyor. Devlet yani iktidar, yoğun şekilde CHP’nin ve belediyelerinin üzerine gitmeye devam ediyor. Sabah baskınları, gözaltılar tutuklamalar gırla giderken, Türk siyaseti artık siyasi partiler üzerinden, siyasetçiler üzerinden yapılmıyor da sanki (bence sankisi  de fazla ya) devletin asli unsurları üzerinden sürdürülüyor gibi. Bahçeli- APO ikilisinin başlattığı, AKP ve liderinin yol verdiği ikinci açılım süreci, adeta devletin gözetiminde ve teşvikinde büyük bir coşku ile DEM partililerce kutlanıyor. Hatta kimi meydanlarda devletçe pamuk şekerleri dağıtılarak katılımcıların gönlü kazanılmaya çalışılıyor. Dağdan bayırdan, şehirden ne kadar PKK sempatizanı varsa meydanlar inmiş halkın arasına katılmışa benziyor. PKK paçavraları, APO teröristinin posterleri geceli gündüzlü yapılan yürüyüş ve gösterilerde sanki burası Türkiye değilmiş gibi elden ele dolaştırılıyor. DEM organizeli gösterilerde ne Türk bayrağı, ne de Türk Milletine ait hiç emareye rastlanmıyor. Varsa da Kürtçülük yoksa da Kürtçülük peşinde koşanların paçavraları. Jandarması, polisi, yargısı velhasıl devletimiz, ülkesine bağlı sıradan vatandaş gibi DEM/PKK kadrolarının gösterilerini kenardan sessizce izliyor. Türk Milleti de tıpkı Türk devleti gibi yüreğine taş basarak ülkesinde yaşananları, için için kahrolarak ülkenin geldiği hale bakıp hayıflanıyor. Kiminle konuştuysam herkes çoluk çocuğunun, torununun torbasının gelecekte nasıl bir Türkiye’de yaşayacağı endişesine kapılmış durumda. Bu günlerde meydana gelen siyasal olaylar ve ağır ekonomik koşullar Türk toplumunda ağır travmalara sebep vereceği aşikârdır. Kaldı ki  topluma yaşatılan bu durumların gelecekte ne gibi sosyal olaylara, patlamalara  neden olacağını tahmin etmek sosyolojik olarak hiç de zor değildir. Devlet aygıtının bunun farkında olmaması imkânsızdır. Ekonomik dar boğaz bir şekilde aşılır atlatılır. Ama üst üste biriken çözüm kavuşamayan  sosyal travmalar insanlarda kelebek etkisi yaratabilir ve çok büyük sosyal patlamalara sebebiyet verebilir. Şu anda Türk toplumuna bir travma yaşatılıyor. Devlet mekanizması, yargı yoluyla acilen olaylara el atmalıdır. Devlet yargısı ve kolluk kuvvetleri, her türlü kanunsuzluğa karşı acilen adil şekilde harekete geçmelidir. Devletin bir gözü kör bir kulağı sağır olmaz olamaz, olmamalıdır. Bu topraklar kargaşayı kaosu sevmez. Hele de İsrail güdümlü ABD bölgemizde BOP peşinde koşarken. Hele de bölgemizde İsrail güdümlü Kürtçü devlet kurulmaya çalışırken.      
Ekleme Tarihi: 24 Mart 2025 - Pazartesi
Uzman Sosyolog Ömer YILDIZ

KELEBEK ETKİSİ

Bu bahar sanki bir başka geliyor.

Toprak ana erkenden uyandı.

Kırlarda çalısı çırpısı otu, ağacı, börtü böceği uyandı.

Çanakkale’nin bütün meyve bahçeleri eriğinden kaysısına şeftalisine rengârenk çiçek açtı.

Ağaçların deli kızı bademler, meyveye bile durdu.

Hava yavaş yavaş bahara dönmeye başlasa da

Türk siyasetinde kara bulutların estirdiği ayazlar rüzgarlar yükseklerde fırtınalar kopmaya devam ediyor.

Nerdeyse iki aydır Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ Silivri zindanlarına tutuluyor.

Devlet yani iktidar, yoğun şekilde CHP’nin ve belediyelerinin üzerine gitmeye devam ediyor.

Sabah baskınları, gözaltılar tutuklamalar gırla giderken, Türk siyaseti artık siyasi partiler üzerinden, siyasetçiler üzerinden yapılmıyor da sanki (bence sankisi  de fazla ya) devletin asli unsurları üzerinden sürdürülüyor gibi.

Bahçeli- APO ikilisinin başlattığı, AKP ve liderinin yol verdiği ikinci açılım süreci, adeta devletin gözetiminde ve teşvikinde büyük bir coşku ile DEM partililerce kutlanıyor.

Hatta kimi meydanlarda devletçe pamuk şekerleri dağıtılarak katılımcıların gönlü kazanılmaya çalışılıyor.

Dağdan bayırdan, şehirden ne kadar PKK sempatizanı varsa meydanlar inmiş halkın arasına katılmışa benziyor.

PKK paçavraları, APO teröristinin posterleri geceli gündüzlü yapılan yürüyüş ve gösterilerde sanki burası Türkiye değilmiş gibi elden ele dolaştırılıyor.

DEM organizeli gösterilerde ne Türk bayrağı, ne de Türk Milletine ait hiç emareye rastlanmıyor. Varsa da Kürtçülük yoksa da Kürtçülük peşinde koşanların paçavraları.

Jandarması, polisi, yargısı velhasıl devletimiz, ülkesine bağlı sıradan vatandaş gibi DEM/PKK kadrolarının gösterilerini kenardan sessizce izliyor.

Türk Milleti de tıpkı Türk devleti gibi yüreğine taş basarak ülkesinde yaşananları, için için kahrolarak ülkenin geldiği hale bakıp hayıflanıyor.

Kiminle konuştuysam herkes çoluk çocuğunun, torununun torbasının gelecekte nasıl bir Türkiye’de yaşayacağı endişesine kapılmış durumda.

Bu günlerde meydana gelen siyasal olaylar ve ağır ekonomik koşullar Türk toplumunda ağır travmalara sebep vereceği aşikârdır.

Kaldı ki  topluma yaşatılan bu durumların gelecekte ne gibi sosyal olaylara, patlamalara  neden olacağını tahmin etmek sosyolojik olarak hiç de zor değildir.

Devlet aygıtının bunun farkında olmaması imkânsızdır.

Ekonomik dar boğaz bir şekilde aşılır atlatılır. Ama üst üste biriken çözüm kavuşamayan  sosyal travmalar insanlarda kelebek etkisi yaratabilir ve çok büyük sosyal patlamalara sebebiyet verebilir.

Şu anda Türk toplumuna bir travma yaşatılıyor.

Devlet mekanizması, yargı yoluyla acilen olaylara el atmalıdır.

Devlet yargısı ve kolluk kuvvetleri, her türlü kanunsuzluğa karşı acilen adil şekilde harekete geçmelidir.

Devletin bir gözü kör bir kulağı sağır olmaz olamaz, olmamalıdır.

Bu topraklar kargaşayı kaosu sevmez.

Hele de İsrail güdümlü ABD bölgemizde BOP peşinde koşarken.

Hele de bölgemizde İsrail güdümlü Kürtçü devlet kurulmaya çalışırken.

 

 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve canakkaleninsesi.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.